Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete, 06.02.2007

İSLÂM dininde sembol (simge) değerler, kavramlar, kurumlar bulunur. Bunların başında Ezan-ı Muhammedî gelir. Bir şehir, belde, köy veya ülkede günde beş kez Ezan okunuyorsa orası Müslümandır. Şöyle veya böyle ama Müslümandır. Camilerde beş vakit cemaatle kılınan namaz da bir simgedir. Din terminolojisinde bunlara şiar denilir, çoğulu şeâirdir.

Müslüman kadınların ve kızların tesettür kıyafeti, hele başörtüleri de bu simge/şiarlardandır.

Müslüman bir ülkede Ezan, namaz, Cami, Kur’ân okumak nasıl yasaklanamazsa, kadın ve kızların başörtülerine de (kısmen de olsa) yasak ve sınır getirilemez.

Başörtülü dindar kızların okullara ve üniversitelere sokulmaması son derece vahim bir insan hakları ihlalidir.

Bir kere eşitlik prensibine aykırıdır. Öyle ya, başı açık olan okuyabiliyor da, kapalı olan niçin okumasın?

İkincisi: Din, inanç, vicdan, dinine uygun bir hayat sürebilmek hak ve hürriyetlerine aykırıdır.

Bu yüzdendir ki bütün medenî, ileri, hukuklu, insan haklarına saygılı ve bağlı Batı ülkelerindeki üniversitelerde okullarda Müslüman kızlar (şayet aileleri ve kendileri istiyorlarsa) başları kapalı olarak okuyabilirler. Tek istisna, Fransa’da resmî liselerde başörtüsü yasağı olmasıdır. Lakin orada Katolik liselerinde, özel liselerde ve bütün üniversite ve yüksek okullarda tesettür ve başörtüsü serbesttir.

“Devletin okullarda ve üniversitelerde kıyafet yönetmeliği vardır, buna göre öğrenciler başörtülü olamazlar, buna uyulması gerekir” şeklindeki gerekçe, geçersiz bir bahaneden ve kuruntudan ibarettir. Başörtüsünü yasaklayan bir yönetmelik hukuka, adalete, insafa, evrensel insan haklarına, millî kimlik ve kültüre aykırıdır.

Ülkemizi ziyaret eden ve kadınlarla ilgili bir toplantıya katılan İranlı bir hanım milletvekili, ülkesindeki tesettürü tenkit eden çoğu CHP’li ilerici bayanlara şöyledemiş: “Bizim ülkemizde kadınlar, örtü kullandıkları için tahsil yapma hakkından mahrum edilmemişlerdir. İnşaallah Türkiye’de de böyle olur…”

Okullardaki, üniversitelerdeki, kamu alanındaki, resmî dairelerdeki başörtüsü yasağı ülkemizin insan hakları sahasındaki en büyük ayıbıdır.

Bu yasak ve zorlama böyle devam edebilir mi?

Edemez…

Fikirlerinizi bizimle paylaşın